3 Mart 2019 Pazar

İnkârda Sınır Tanımayan FETÖ'cü Hain Eşini de Unuttu!

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin İstanbul'daki “ana darbe” davasında 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski kurmay albay Müslüm Kaya, inkâra o kadar alıştı ki mahkeme başkanının “Ayşegül Kaya'yı tanıyor musun?” sorusunu “Tanımıyorum” cevabını vererek eşini bile inkâr etti!



FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında aktif rol alarak birçok vatandaşın şehit olması veya yaralanmasında talimatı bulunan eski Kurmay Albay Müslüm Kaya, AKOM, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezi, Taksim ve TRT'nin işgal edilmesi için birçok darbeci askeri görevlendirdi. Birçok vatandaşın yaralanması ve şehit edilmesinin azmettiricisi olan Kaya, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından firar etti.

Kaya yine kendisi gibi darbeci olan eski Albay Nebi Gazneli ile birlikte Konya'da yakalandı. Darbeci albayların gizlenmesine yardımcı olan Nebi Gazneli'nin kardeşi Ömer Gazneli de gözaltına alındı.

Yakalanan darbeci askerlerin 6 Ağustos 2016'da Konya'ya geldikleri, Ömer Gazneli tarafından başkasına ait kimlikle kiralanan evde kaldıkları, söz konusu tarihten yakalandıkları 15 Ağustos'a kadar dışarıya çıkmadıkları, ihtiyaçlarının Gazneli tarafından karşılandığı tespit edildi. Darbeci askerlerin tabancaları da evin bahçesinde gömülü halde bulundu.

Mahkemedeki savunmasında darbe girişiminin ertesi günü teslim olmayı düşündüğünü, ancak medyada görüntüleri izleyince bunu ertelediği yalanını söyleyen Kaya'nın, Mısır'a kaçmaya çalıştığı tespit edildi.

MAHKEMEDE İNKAR ETTİ, WHATSAPP MESAJLARI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Darbeci Kaya, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında aktif rol alarak birçok vatandaşın şehit olması veya yaralanmasında talimatları bulunan diğer darbeci sanıklar gibi elde edilen görüntü, WhatsApp mesajları, tanıkların teşhis ve anlatımlarına rağmen savunmasını “inkâr politikası” üzerine kurdu.

Cezaevine girdikten sonra örgüt talimatı çerçevesinde inkâr yolunu seçen sanık Kaya'nın mahkemedeki savunmasında öne sürdüğü tezler, kanıtlanan delillerle çürütüldü.

Mahkemedeki savunmasında, komutanlarının emri üzerine evinden kışlaya gittiğini öne süren Kaya, “Emre mutlak itaat, prensibi ile verilen emri yerine getirip kışlaya gittim. Tuzağa çekildiğimi düşünüyorum. Önüm tıkanmış oldu.” ifadelerini kullandı.

Kaya'nın 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin hiçbir emir ve talimat vermediğini, olayın mahiyetini öğrendikten sonra alay komutanına kışlada hazır bekleyen unsurların istirahate, dışarı çıkan birliklerin ise geri çekilmesi yönünde tavsiyelerde bulunduğu yönündeki beyanların yalan olduğu WhatsApp mesajlarıyla ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, emir ve talimat vermediği yalanını söyleyen sanık eski Kurmay Albay Müslüm Kaya'nın 15 Temmuz 2016'da saat 21.29'dan 16 Temmuz saat 05.46'ya kadar “Yurtta Sulh Biziz” adlı WhatsApp grubunda yazdığı 84 mesajdan bazıları şöyle sıralanıyor:

21.56.56: AKOM kontrol altına alındı. Çok acil havacıların teknik ekibini istiyorlar. Görüntü izlemeyi kesmek için...
22:36:51: Lojistik Destek Üssü kontrol altına alındı. Yarın sabahtan itibaren Anadolu ve Avrupa yakasındaki tüm birliklerimizin yemek ihtiyacı için planlama yapıyoruz. Ben genel resmi bilmediğim için genel resmi bilen bir arkadaşın LDÜ'ye gitmesi gerekiyor.
LDÜ “Askerimizin üç öğün yemek ihtiyacını karşılarız.” diyor.
22.44.51: TRT Radyo kontrol altına alındı.
22.48.41: TRT TV'ye müdahale ediliyor. 
23.06.51: Taksim Meydanı yola çıktı. Taksim'e takviye ihtiyacı var. Zırhlı araç gönderilebilir mi? Taksim'e takviye bir kol gönderiyoruz.
01.10.09: TRT Radyo'da çatışma. Karşılık veriliyor. Zh. birlik takviye lazım.
01.44.08: Taksim'de çevrilmişler. Bizimkiler ateş̧ ediyor. 
02.02.44: Yayınları kesmemiz lazım. 
02.07.13: AKOM'da tehdit bertaraf edildi. 
02.13.30: Arıcılar Camisi'ni susturuyoruz. 
02.34.50: Yalan haberlere devam ediyorlar.
02.40.54: İş makinelerini AKOM'a yaklaştırıyorlar. Arkadaşlar ateş̧ ediyor.
02.57.56: Özel harekât gelmiş̧ Taksim'e. Hava desteği?
02.59.45: Polis AKOM'a operasyon yapacakmış̧. Hava desteği olamaz mı?
03.10.49: Uçak Taksim'de alçak uçuş̧ yapsın.
03.48.39: Uçaklar moral için önemli.
04.15.06: Taksim'e ateş desteği?

İNKÂR ÜSTÜNE İNKÂR

Darbeci Kaya, emniyete ve savcılığa verdiği ifadede, WhatsApp mesajlarını inkâr ederek, mesajları darbeci Albay Nebi Gazneli'nin yazdığını söyledi.

Darbeci Gazneli de “Müslüm Kaya'nın telefonundan atılmış mesajların benim tarafımdan atıldığı isnatlarını kabul etmiyorum. Eğer yazılmış̧ bir mesaj var ise kendisine aittir.” ifadelerini kullanarak mesajları Kaya'nın yazdığını anlattı.

Bu ifadelerin ardından mahkeme karşısına çıkan Kaya, önceki ifadelerini inkâr ederek, WhatsApp mesajlarını Gazneli'nin yazdığı yönündeki savunmasını yine değiştirdi. Mesajları kendisinin atmadığı yalanını söyleyen Kaya, kimin attığını da bilmediğini, 17 gün gözaltında kaldığı için Nebi Gazneli'nin ismini verdiğini aktardı.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Cem Karaca, sanığın söz konusu ifadeyi darbenin hemen ardından değil, yaklaşık 6 ay sonra verdiğini anımsatarak, “Cumhuriyet savcısı, sana işkence mi yaptı, öyle mi? Yani müdafi huzurunda yapıldı, avukat da ifadenin altına imza attı öyle mi, bunu mu demek istiyorsun? Hâkimlikteki ifadende de aynı şeyi yazmışsın, demek ki sulh ceza hâkimliğindeki ifaden sırasında da işkence görmüşsün öyle mi? Bana sistematik işkence yapıldı mı demek istiyorsun?” sözleriyle tepki gösterdi.

EŞİNİN ADI OKUNUNCA “TANIMIYORUM!” DEDİ

Mahkeme Başkanı Cem Karaca'nın dosya kapsamında yer alan bazı isimleri sorduğu sanık Kaya, hepsine “Tanımıyorum.” şeklinde cevap vererek “inkâr stratejisi” izledi.

Mahkeme başkanının, söz konusu kişiler arasında “Ayşegül Kaya'yı tanıyor musun?” diye sorması üzerine sanık Müslüm Kaya, yine “Tanımıyorum.” cevabını verdi.

Mahkeme Başkanı Karaca'nın, “Eşiniz değil mi?” diye sorduğu sanık Müslüm Kaya, “Özür dilerim, o benim eşim.” cevabını verdi. Başkan Karaca da “Az daha 'Eşimi de tanımıyorum.' diyeceksin.” dedi.

FETÖ'nün inkâr stratejisine sıkı sıkıya bağlı olan darbeci Kaya'nın, sorulara ezbere “Hayır” cevabı vermiş olduğu da bu cevapla tescillenmiş oldu.

TÜM DELİLLERİ İNKÂR ETTİ

Darbeci Kaya'nın, 14 Temmuz'da Kâğıthane’de bulunan Hasdal Kışlası 6. Motorlu Piyade Alay Komutanı olarak görev yapmakta iken bu tarihte Alay Komutanlığı görevini darbeci Albay Nebi Gazneli’ye devrettiği, atandığı 23. Motorlu Piyade Tümen Komutanlığı görevine henüz başlamadığı tespit edildi.

Kaya'nın devir teslim töreninin ardından Hava Harp Okulu'nda darbeci askerler tarafından yapılan toplantıya katıldığı da tespit edilirken, Kaya mahkemede büyük bir terör tehdidi nedeniyle bu toplantıya katıldığı yalanına sarılarak inkârını sürdürdü.

Darbecinin FETÖ'nün şifreli haberleşme programı “ByLock” kullanıcısı olduğu da belirlenirken, sanık bu programı kullanmadığını iddia ederek tüm iddiaları inkar etti.

DARBECİNİN HABERCİSİ GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARDI

15 Temmuz darbe girişiminde darbeci Müslüm Kaya'nın habercisi olarak görev yapan tanık Cavit Büyükşanalan, 14 Ocak 2017'de verdiği ifadesinde, “Kaya'nın Hava Harp Okulu'nda düzenlenen toplantıya gittiği zaman yanında bulunduğunu, toplantının 21.00-03.00 arasında olduğunu, Müslüm Kaya'nın 15 Temmuz 2016'da kendisini Levent'teki ikametinin arka kapısından aldırarak Orgeneral Ragıp Uluğbay Kışlası’ndan giriş̧ yaptırdığını ve gizli bir şekilde Hasdal Kışlası’na geldiğini” anlattı.

Hasdal Kışlası'na geldiği esnada darbeci Kaya'nın AKOM binası hakkında istihbarat topladığını, darbe girişimi eylemi başladıktan sonra TRT'de yayınlanan sözde sıkıyönetim direktifini kışlada bulunan askerlere canlı izleterek “Haydi aslanlarım arkadaşlarınız oralarda mücadele ediyor biz de gideceğiz.” şeklinde beyanlarda bulunduğunu söyleyen Büyükşanalan, Kaya'nın darbe girişimi esnasında kameraları kapattırarak kayıt yapmasını engellediğini, bilgisi dışında tümen komutanı bile gelse kışlaya alınmaması gibi talimatlar verdiğini aktardı.

Büyükşanalan, olay gecesi 05.00 sıralarında Kaya'nın eşofman arayışı içerisinde olduğunu anlatarak, Kaya'nın darbeci Gazneli ile birlikte kışladan çıkış̧ yaptıklarını ifade etti.

“ÜSTÜNÜZE GELEN OLURSA EZİN GEÇİN!”

Şoför olarak görev yapan tanık Muhammet Selçuk Çakır da “14 Temmuz 2016'da Hasdal Kışlası’nda gerçekleştirilen devir teslim töreninden sonra yeni Alay Komutanı Albay Nebi Gazneli ve 47. Alay Komutanı Kurmay Albay Sadık Cebeci ile birlikte hareket ettik. 14 Temmuz 2016'da 21.00-03.00 sıralarında İstanbul Hava Harp Okulu'nda gerçekleştirilen toplantıya Gazneli ve Cebeci'yi götürdüm. Okul bahçesinde Müslüm Kaya'nın habercilerini gördüm ve Kaya'nın da bu toplantıya katıldığını onlardan öğrendim.” şeklinde beyanda bulundu.

Darbe girişimi başladıktan sonra Hasdal Kışlası'nda darbeye destek vermeyen Tümen Komutanı Tümgeneral Kemal Başak'ın geldiğini öğrenen darbeci Müslüm Kaya'nın sinirlendiğini ve darbeci Gazneli ile birlikte Tümen Binası'na gittiklerini söyleyen Çakır, Kaya'nın sürekli telefonla konuştuğunu ve sahaya inen askerlere destek amaçlı asker sevkiyatı yaptığını anlattı.

Çakır, Kaya'nın telefonda konuştuğu bir kişiye “İlk önce havaya sıkın, daha sonra elebaşlarına, daha sonra üstünüze gelen olursa ezin geçin.” ve “Ankara'dan kesin emir var, sıkın.” şeklinde emirler verdiğini kaydetti.

“DARBECİ ALBAYLAR SALAYI SUSTURMAK İÇİN CAMİYE EKİP GÖNDERDİ”

Camiden gelen sala seslerini kesmek için darbeci albaylar Kaya ve Gazneli'nin talimatıyla camiye ekip gönderildiğini belirten Çakır, “Gönderdikleri ekibe 'Oraya gidin, sesini kesin, öldürün, vurun, getirin.' şeklinde talimat verdiler. 05.00 sıralarında Kaya, sivil elbise arayışı içerisine girdi. Sivil elbise bulamayınca Alper... isimli sahsı soyundurarak onun elbiselerini giydi ve Nebi Gazneli ile birlikte araç̧ ile kışladan çıkış yaptılar.” diye konuştu.

4 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ

Darbeci Albay Müslüm Kaya İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararla, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” bir ve “bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme” suçundan 3 olmak üzere 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Kaynak: AA

1 yorum:

  1. kısaca yazayım :Balıkesir in fetöcüler için özel bir anlamı mı var? burada bütün inşaat piyasası onların elinde ve inanılmaz rahatlar; krizden etkilenemeyen onlar, kitle tabanını ve maddi desteğini bu yolla sürdüren onlar;burada alevi köylerini örgütleyip yedekleyen onlar, geri geleceklerinin fütursuzca propagandasını yapan onlar; devlet bunu görmüyor mu acaba ? yada neden seyirci kalıyor? çok uzun süredir böyle, bu kadar rahat hareket imkanları geniş maddi kazanımları sorunsuzca sürünce chp yide yönetirler, çakma solcularda çıkarırlar ,çakma kürtçüde, çakma alevi haklarını savunanlarda(çakma olmayanı bunlarla mücadele geliştişrir, tarihle sabittir, bunların deşifre edilmesinin, yalnız bırakılmasının yollarından biri gibi duruyor). Devlet uyuyormu, kime güveneceğimizi şaşırdık. neden meydan bunlara bırakıldı? bu ilin bu kadar sahipsiz bırakılmasını gerçekten akıl almıyor. umarım konuya hakim birileri bu yazılanları görür bir refleks için vesile olur...kaygılıyız!

    YanıtlayınSil