18 Ocak 2020 Cumartesi

Darbeci Korgeneral'e Beraat Veren Hâkimlerde FETÖ İzi

Eski korgeneral Metin İyidil'i beraat ettiren heyetin başkanı eski askeri hakim Hulusi Gül hakkında “FETÖ” suçlaması olduğu ortaya çıktı. FETÖ'cü bir ekibin kumpasına maruz kalan eski askeri savcı Mehmet Çelik, HSK'ya yaptığı şikayette o ekibin içinde Gül'ün de yer aldığını bildirerek cezalandırılmasını istedi.



FETÖ'cü korgeneral Metin İyidil'i tartışmalı bir kararla beraat ve tahliye ettirilmesiyle gündeme gelen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi Başkanı Hulusi Gül ve heyetteki üyeler hakkında önceki gün soruşturma başlatıldı. HSK ayrıca söz konusu isimleri tedbiren görevden aldı. Bu kapsamda, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından askeri mahkemelerin kapatılması üzerine HSK tarafından istinafa atanan Gül de Çorum'da görevlendirildi.

FETÖ'DEN ŞİKAYET EDİLDİ

Tepkilere neden olan kararın altında imzası bulunan Gül hakkında, daha önce HSK'ya şikayet dilekçesi sunulduğu öğrenildi. Eski askeri savcı Mehmet Çelik tarafından sunulan şikayet dilekçesinde Gül'ün FETÖ'cü olduğu savunuldu. Çelik, askeri savcı olarak görev yaptığı 2008 yılında FETÖ soruşturması başlattığını, bunun üzerine örgütün kendisini hedef aldığı ve mesnetsiz iddialarla hakkında davalar açıldığı belirtti.

RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK

O dönem sivil yargıya gönderilen tüm davalardan beraat ettiğini ancak “Resmi evrakta sahteciliğe azmettirme” suçundan açılan davanın sivil bir suç olmasına rağmen Askeri Yargıtay'da kaldığını ve FETÖ'cü üyelerin görev yaptığı daire tarafından yargılandığı aktaran Çelik, “Bu heyetten kurtulmak için tek şansım dosyanın sivil yargıya gitmesiydi. Bu nedenle kumpastan kurtulmak amacıyla emeklilik hakkımı kazanmamış olmama rağmen istifa ettim. Ancak görevsizlik kararı yerine yargılamaya devam edilerek mahkumiyet kararı verildi.” dedi.

GÜL DE O HEYETTEYDİ

Kararın daha sonra Askeri Yargıtay Daireler Kuruluna geldiğini ve bu Kurula da Hulusi Gül ile Aslan Duru'nun atandığını söyleyen Çelik, “Mahkumiyet oy çokluğu ile onandı. Bu karara karşı başvurum üzerine Anayasa Mahkemesince oy birliğiyle hak ihlali kararı verildi. Yargıtay'da yeniden yapılan yargılama neticesinde beraat ettim.” dedi.

FETÖ KUMPASININ ANA AKTÖRLERİ ARASINDA

Çelik, HSK'ya sunduğu şikayet dilekçesinde şu ifadeleri kullandı: “O tarihte her şey çok açık ve saflar netti. Hulusi Gül o zaman binbaşıydı ve tereddütsüz FETÖ grubundaydı. Tanık olarak verdiği ifadesinde de anlaşılacağı üzerine tüm hayatını FETÖ'cülerle geçirmiştir. Bu itibarla bana yapılan inkar edilmez ve saklanamaz FETÖ kumpasının ana aktörleri olan Hulusi Gül, Özcan Ersayın, Aslan Duru ve İlker Uçlu'nun FETÖ üyeliği ve bana karşı işledikleri memuriyet görevini kötüye kullanma ve sair suçlardan yargılanmaları için haklarında soruşturma kararı verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum.”

İstinaf Başsavcılığı, eski korgeneral Metin İyidil hakkında verilen beraat kararının bozulması için temyiz başvurusunda bulundu. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ne gönderilen temyiz dilekçesinde, sanık İyidil'in EDOK Karargahı'nda bir problem olmadığını öğrenmesine ve darbenin engellenmesi için görevinin başına geçerek, olay gecesi ülke genelinde çok önemli olayların yaşandığı bağlı birliklerine resmi yollardan yazılı ve sözlü talimatlar verebilecek durumda olmasına rağmen, bir kafede telefon görüşmeleri ile darbe kalkışmasının gidişatını anlamaya çalıştığı aktarıldı.

Temyiz başvurusunda ayrıca, İyidil hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis ile hükmen tutukluluğa ilişkin itirazın duruşma açılarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Söz konusu başvuruda, şu ifadeler yer aldı: “Sanık hakkında duruşma açılarak olay tarihinde icra ettiği eylemlere yönelik bir kısmı sanığın lehine ve bir kısmı aleyhine ifadeler içeren bir biri ile çelişik tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek, çelişki giderilemiyor ise hangi beyanlara niye üstünlük tanındığının karar yerinde tartışılıp kabul ve tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı olduğu hali ile eksik araştırma, inceleme, hatalı kabul ve gerekçe ile ilk derece mahkemesinin kararına yönelik vaki istinaf başvurusunun esastan reddi yerine sanık hakkında beraat kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.”

Kaynak: Yeni Şafak (Osman Özgan)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme