18 Mart 2020 Çarşamba

Tedavisiz İllet: FETÖVİRÜS

Nedim Şener, Hürriyet'teki 18 Mart 2020 tarihli “FETÖVİRÜS” başlıklı köşe yazısında “FETÖ’cüler her koşulda ve zamanda şeytani ruha sahiptir. Onlarla herhangi bir konuda anlaşmak mümkün değil, onlarla savaşmak gerekir. Elbette koronavirüse karşı bir gün aşı bulunacak, hastalar da iyileşecek ama bünyesine FETÖVİRÜS girmiş bir kişinin tedavisi imkânsız! Çünkü bu FETÖVİRÜS, koronavirüs gibi akciğeri değil, beyni ele geçirmiş. Tedavisi mümkün değil.” diyerek fenalık fenomeni FETÖ'nün hemen her koşulda kaos çıkarma emelini ve FETÖ tehlikesini isabetle dile getiriyor. Şener'in yazısının ilgili bölümü şöyle:



DÜNYA koronavirüsün etkisi altında, yüz binlerce insan hasta, binlerce insan hayatını kaybetti. Etkilenmeyen kıta, ülke kalmadı neredeyse.

Dünya olağanüstü günler yaşıyor, toplumsal hayat durdu.

Hastalığın tedavisinin bulunamamış olması, hastalığın boyutlarının ne olacağı, çizilen karanlık senaryolar insanlarda kaosa, paniğe yol açıyor.

Türkiye, önlemlerini iki ay öncesinden aldığı için salgından aynı derecede etkilenmedi. Umarım, toplumun duyarlılığı ile vaka sayısı artmadan hastalığın etkisinden kurtuluruz.

Türkiye’de ilk vakanın açıklanmasından sonra yaşanan kısa süreli panik, yerini yavaş yavaş sağduyulu tutuma bırakıyor.

Ancak dünyada yaygın olan toplumsal paniğin Türkiye’de de belirtilerinin yaşanması bir başka virüsü tekrar canlandırdı. Adı: FETÖVİRÜS.

FETÖ’NÜN KAMPANYASI

Ne demek istediğim anlaşıldı sanıyorum, Fetullahçı Terör Örgütü’nün sosyal medya üzerinden yaratmaya çalıştığı kaos ortamından söz ediyorum.

İşin aslı, her koşulda kaos yaratmak, var olan kaosu büyütmek gibi amaçları olan FETÖ’cülerin, insan sağlığı ile ilgili bu küresel salgını örgüt amaçları için kullanacağını düşünmüştüm ama “Yapmazlar” diyordum. O nedenle yaptıklarında çok da şaşırtıcı olmadı. Soruları çalıp milyonlarca insanın hakkını yiyen, kumpas kuran, insan öldüren, darbeye girişen, vatanına ihanet edenlerden her kötülük beklenir zaten.

Birinci vakanın ortaya çıkmasıyla, FETÖ’cülerin ilk aklına gelen cezaevlerinde bulunan FETÖ’cüler oldu. Elbette Adalet Bakanlığı, cezaevlerindekilerin güvenliği ve sağlığı için gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü. Hatta hastalık bulaşmaması için dışarıdan ziyaretçilere de geçici yasak getirildi.

Ancak FETÖ’cülerin aklına gelen, örgüt üyelerinin tahliye edilmesi oldu.

SAHTE SES KAYITLARI

Sonra, kimliği belirsiz kişiler tarafından hazırlanan ses kayıtları ile hastalığın Türkiye’deki durumuyla ilgili yalanlar paylaşıldı. Devletin hasta sayısını gizlediğinden karantinaya alınanların açıklanandan fazla olduğuna kadar bir dizi yalan insanlara ulaştı. Bunlara inananlar çoktu zira bu konuda hepimize sorular soruldu. Ama kaosu tetiklemeye bu da yetmedi.

SAHTE DOKÜMAN YAPTILAR

Bu kez dezenformasyon, yalan ve algı operasyonlarına yöneldiler. Önceki gün FETÖ’cü bir hesaptan yayılan sahte bir belge, ne yapmak istediklerini ve bundan sonra da neler yapacaklarını göstermesi bakımından önemliydi.

Sağlık Bakanlığı antetli bir sahte dokümanda bir dizi yasakların alındığı iddia ediliyordu. Öyle ki, yetkili imzasından belgenin barkoduna, seri numarasına kadar her ayrıntıyı düşünmüşlerdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın resmi yalanlamasına kadar birçok kişi bunu gerçek zannedip sosyal medya hesaplarından paylaştı. İşin ilginci, bu yalan belge WhatsApp üzerinden insanların telefonlarına kadar girdi. Neyse ki etkisi kısa sürdü.

KORONADAN TEHLİKELİ

Ancak her olayda olduğu gibi bunda da çıkarmamız gereken dersler var. Birincisi, FETÖ’cüler her koşulda ve zamanda şeytani ruha sahiptir. Onlarla herhangi bir konuda anlaşmak mümkün değil, onlarla savaşmak gerekir. Elbette, koronavirüse karşı bir gün aşı bulunacak, hastalar da iyileşecek ama bünyesine FETÖVİRÜS girmiş bir kişinin tedavisi imkânsız.

Çünkü bu FETÖVİRÜS, koronavirüs gibi akciğeri değil, beyni ele geçirmiş. Tedavisi mümkün değil.

Kaynak: Hürriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme